| Satrancın Tarihçesi |
|
|
|
| akurt tarafından yazıldı | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Perşembe, 15 Ocak 2009 22:07 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Satrancın, zamanımızdan en az 4000 yıl önce Mısır'da oynandığına dair bulgular piramitlerdeki kabartmalarda bulunmaktadır. Yine Çin'de, Mezopotamya'da ve Anadolu'da oynanmaktaydı. Oyunun bugünkü adını alması, MS 3. - 4. yüzyıllarda Hindistan'da, oyuna ÇATURANGA denmesi ile başlar. Satranç ile ilgili ilk yazılı belgeler Hindistan'dan kalmadır. Daha sonra satranç İran'a, onlardan Araplara, Endülüslüler sayesinde de İspanya üzerinden Avrupa'ya yayılmıştır. Arap ve Avrupa el yazması kitaplardan sonra, İspanyol Lucena'nın ilk basılı satranç kitabında (1497) satrancın o zamanki yeni kuralları açıklandı. O zamandan bugüne kadar, satranç oyununun kuralları değişmeden gelmiştir. İspanya'dan sonra, İtalya, Fransa, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya'da satranç hızla yaygınlaştı. 15. yüzyılda İspanyol Lucena, 17. yüzyılda İspanyol El Greco, 18. yüzyılda Fransız Philidor'un satranç kitapları vardır. 19. yüzyıl sonlarında satrancın büyük yıldızları belirdi: Anderssen, Morphy, Rubinstein ve Steinitz. 1850'lerden başlayarak, güçlü oyuncuların katıldığı turnuvalar yapıldı. Sonunda, 1886'da o zamanın en kuvvetli iki satranç oyuncusu arasında, ilk dünya satranç şampiyonluk karşılaşması oynandı: Steinitz ve Zukertort. Steinitz bu maçı, 10 galibiyet, 5 beraberlik ve 5 yenilgi (+10 -5 =5) alarak kazandı. İlk resmi dünya satranç şampiyonu Wilhelm Steinitz'dir. Steinitz aynı zamanda, satrancı sistematik oynama kavramının da babasıdır. Steinitz'in teorisinin başlangıç noktası "Satrançta konumun özelliklerine uygun bir plan yaparak oynamak" tır. "Konumun Özellikleri" konusundaki görüş ve çalışmaları, modern satranç oyununun temelleri olmuştur. Aşağıdaki tablo dünya şampiyonlarını sunmaktadır: Dünya Şampiyonları
1998'den sonra iki ayrı dünya şampiyonluğu kabul edilmeye başlanmıştır. Biri FIDE'nin (Dünya Satranç Federasyonu) düzenlediği dünya birinciliği turnuvasını kazanan dünya şampiyonu, diğeri de Profesyonel Satranççılar Birliğinin dünya şampiyonu. 2001 yılında FIDE'nin dünya şampiyonu V. Anand'dır, Profesyonel Satranççılar Birliğinin dünya şampiyonu da V. Kramnik'tir. Bu durum 2006 yılında FIDE Dünya Şampiyonu V.Topalov ve Klasik Dünya Şampiyonu V.Kramnik arasında oynanan maçtan sonra sona ermiş ve iki dünya şampiyonluğu ünvanı birleştirilmiştir. Vladimir Kramnik, halen "Mutlak Dünya Şampiyonu" ünvanını taşımaktadır. Dünya Satranç Şampiyonlarının hepsinin deha düzeyinde zekaları olduğu bilinmektedir. Bu dünya şampiyonlarından bazıları bilim ve matematik alanında da dünyanın önde gelen bilim adamlarından idiler. Emanuel Lasker matematikçi ve filozof idi. Dr. Max Euwe matematik doktorası sahibiydi ve matematik hocalığı yaptı. Mikhail Botvinnik mühendis ve daha sonra profesör olmuş, bilgisayar alanında çok değerli bilimsel çalışmalar yapmıştır. 1836’da Prag’da doğdu. Paul Morphy ile birlikte konumsal satranç okulunun kurucusu olarak kabul edilir. Viyana’da matematik okurken, o dönemde Avrupa satrancının başkenti olan bu kentte satrançla tanıştı. 1866’da Adolf Anderssen’i yendikten sonra dünyanın en iyi oyuncusu kabul edilmeye başlandı; ancak resmi dünya şampiyonluğu ünvanını alması için 20 yıl daha beklemesi gerekecekti. Dünya şampiyonluğu ünvanını Isidor Gunsberg ve Mikhail Chigorin’e karşı korudu. 1894’te genç Lasker’e kaybetti. Ömrününü kalan bölümünde ruhs sağlığı bozulan Stenitz, 1900’de New York’ta öldü. Oyunla ilk tanıştığı dönemde “Romantik” olarak adlandırılan agresif oyun tarzını benimsediyse de daha sonra bu oyun stilini eleştirerek modern satrancın temellerini oluşturdu. Morphy ve onun koyduğu ilkeler konumsal satrancın prensipleri haline geldi. Oyunun nasıl oynanması gerektiğin ilişkin bilimsel bir şekilde ilkeler belirlemeyi hedefledi. Bu iki eğilimin ana fikri kombinezonlu saldırıların ancak defansın kusurlarıyla ortaya çıkmasından dolayı, savunmaya verilen önemin artmasıydı. Steinitz, savunurken konumun da geliştirilebileceğini göstermiştir. Ona göre konumun karakteri planın nasıl olacağını belirler. Bir konumda nasıl plan geliştirilmesi gerektiğini, bir tarafın konumdaki avantajlarını biriktirerek konumunu geliştirdikten sonra kombinezonlu saldırıların yapılabileceğini savunmuştur. Açılış teorisine birçok katkıda bulunmuştur, İspanyol, Fransız, Viyana, İtalyan ve Petroff Açılışları'nda bazı varyantlar onun adıyla anılmaktadır. Onun ortaya koyduğu ilkeler yeniden yorumlanmışsa da kendisinden sonra gelen satranççılar da onun ilkelerinden yola çıkmışlardır. Emmanuel Lasker (Dünya Şampiyonu: 1894 - 1921)Emmanuel Lasker, 1868’de o dönemde Prusya sınırları günümüzde ise Polonya sınırları içinde bulunan Brandenburg’da doğdu. 1894’Te Steinitz’i yenerek ikinci dünya şampiyonu oldu. Matematik alanında çalışmalarına yoğunlaşmak için 1897-1904 yılları arasında fazla oynamadı. Fazla oynamamsı eleştirilmesine neden olmuştur. 1907’de Frank Marshall’a, 1908’de Siegbert Tarrasch, 1910’da Carl Schlechter’e karşı (son oyunu kazanıp maçı berabere bitirerek), 1910’da ise David Janowski’ye karşı ünvanını korudu. Capablanca ile yapacağı maçın görüşmeleri 1912’de başladıysa da araya giren I. Dünya Savaşı maçın ertelenmesine yol açtı. 1921’de genç Kübalı’ya karşı maç kazanamadan ünvanını kaybetti. Londra 1899, St.Petersburg 1896 ve 1914 gibi turnuvaların yanı sıra ünvanını kaybettikten sonra dönemin bütün iyi oyuncularını buluşturan New York 1924 (58 yaşındayken), kazandığı unutulmaz turnuvalardır. 27 yıl boyunca bu ünvanı taşıyarak en uzun süre ünvanını koruyan dünya şampiyonudur. Genellikle oyunu mantıksız gözükse de Lasker Lasker, satrancın psikolojik bir mücadele olduğuna dikkat çeken ilk Dünya Şampiyonu’dur. En iyi hamleyi değil rakibini en çok rahatsız edecek türde hamleleri seçmeye çalışırdı. Böylelikle rakibini, mantıksız gözüken oyunuyla şaşırtıp rakibi hata yaptıktan sonra o zaman bütün dünya şampiyonlarında görülen müthiş bir teknik beceriyle rakibin alt ederdi. Dördüncü Dünya Şampiyonu Alexander Alekhine, onun için, “ Satranç sanatının birçok fikri Lasker olmadan ortaya çıkamazdı: Lasker günümüzdeki ve gelecekteki bütün oyunculara örnek olmalıdır.” Lasker matematikçi olmasının yanı sıra felsefeyle de uğraşırdı ve yazdığı tiyatro oyunları da vardır. Ayrıca Albert Einstein’ın yakın bir arkadaşıydı. Jose Raul Capablanca (Dünya Şampiyonu: 1921-1927) 20 yaşında ABD Şampiyonu Marhsall’ı yendi. San Sabestian 1911 turnuvasına katıldı ve dünyanın en iyileri arasında yer alan Rubinstein, Tarrasch ve Schlechter gibi oyuncuların önünde turnuvayı kazandı. 1914’te St.Petersburg’da Lasker ile karşılaşma imkanı buldu. Turnuvayı önde götürüp Lasker’e de kazanmaya yaklaştıysa da turnuvayı kazanamadı. Bu turnuvadan sonra ilk defa kullanılan büyükusta ünvanı Rus Çarı II. Nikolai tarafından Lasker, Capablanca, Alekhine ve Tarrasch’a verildi. Lasker’i 1921’de hiç oyun kaybetmeden yenerek üçüncü dünya şampiyonu oldu. Capablanca, 1924’te New York’ta Lasker’in hemen arkasında ikinci, 1925’te Moskova’da da üçüncü oldu. Alekhine ile olan maçından hemen önce rakibinin 2.5 puan önünde New York 1927 Turnuvası’nı kazanarak rakibine gözdağı verdi. Bu maç satranç tarihinin en unutulmaz mücadelelerinden birisidir. Vezir Gambiti’nin açılış olarak damgasını vurduğu maçta Capablanca öne geçtiyse de Alekhine daha sonra üstünlüğü ele geçirerek dünya şampiyonu oldu. Capablanca’yla rövanş maçı yapmayan Alekhine bu konuda çok eleştirilmiştir. Capablanca turnuvalarda oynamaya devam etti. Capablanca Nottingham 1936 turnuvasını Botvinnik ile eş puanla ve Euwe, Lasker, Capablanca, Alekhine gibi dünya şampiyonlarının yanı sıra Fine, Reshevsky ve Flohr gibi dünyaca ünlü oyuncuların da önünde kazandı. Yine de yeniden dünya şampiyonluğu maçı oynama fırsatını elde edemeden, 1942’de Manhattan Satranç Kulübü’nde kalp krizi geçirerek ertesi gün vefat etti. Kübalı virtüöz en büyük dünya şampiyonlarından birisi ve gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden birisi olarak kabuk edilir. “Oyunu inanılmaz bir sanat gibidir. Basitlik ve aynı zamanda dahice bir derinliğin birleşmesi, gibidir” diyor Botvinnik onun oyun tarzı hakkında. Capablanca sade; fakat derin oyunuyla konumsal satranca birçok yeni katkıda bulunmuştur. Yazdığı kitaplar, metinlerin basitliği ve mantıksal yapısıyla birçok satranççıya rehber olmuştur. Türkçe’ye çevrilen “Satrancın Esasları” satrançta ilerlemek için ideal bir kitaptır. Alexander Alekhine (Dünya Şampiyonu 1927-1935 ve 1937-1947)
Dördüncü dünya şampiyonu Alexander Alexandrovich Alekhine, 1892'de Moskova'da zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Satrancı annesinde öğrenen Alekhine, gençliğinde yazışmalı satranç da oynamıştır. Satranç gelişimi selefi Capablanca kadar hızlı olmayan Alekhine'in dünyaca ünlü oyuncuların arasına girişi 1914 St.Petersburg turnuvasında Lasker ve Capablanca'nın ardından üçüncü olmuştur. I.Dünya Savaşı ve Rus Devrimi onun da yaşamına yön vermiştir. Yeni kurulan Sovyetler Birliği'nde tercüman olarak çalıştıysa da Çarlık Rusyası'nın aristokrat sınıfından olan Alekhine, satranç oynama imkanının da azalması nedeniyle ülkeyi terk etti ve Fransa vatandaşlığına geçti. Bu dönemde yükselişi sürdü. New York 1924'te üçüncü, 1925 Baden-Baden turnuvasında birinci oldu. 1927 New York'ta ise ikinci olduktan sonra Capablanca'yı bu turnuvada geçemeye Alekhine'e falza şans verilmiyordu. Bununla birlikte o, Capablanca'yı yenerek dördüncü dünya şampiyonu oldu. O güne kadar hiç Capablanca'yı yenemeyen Alekhine maç sırasında 6 oyun kazanmayı başardı. Capablanca o dönemde Alekhine ile rövanş maçı yapmak için gerekli parayı topladıysa da 1929'daki Büyük Buhran'dan sonra sponsorlarını kaybetmiştir ve Alekhinede onunla bir daha ünvan maçı oynamamıştır. Alekhine, 1929 ve 1934'te Efim Bogoljubov ile iki kez oynamış ve iki maçı da kazanmıştır. Dünyanın farklı yerlerden simültane gösteriler yapmıştır. 1933'te Chicago'da 32 masaya karşı körleme simültane vermesi de bir dünya rekoruydu. San Remo 1930, Bled 1931 gibi turnuvaları kazandıysa da Alekhine satrançtan biraz uzaklaştı bu dönemde. 1935'te ise Max Euwe ile oynamayı kabul etti. Euwe ve Alekhine'in maçı Hollanda'nın Zandvoort kentinde başladı. Bu maçta ilk kez resmi olarak oyuncuların sekondantları vardı. Alekhine'e Landau, Euwe'ye ise Maroczy sekondantlık yapmıştır. Daha sonra Euwe ile oynayacağı maç için hazırlanmaya başlayan Alekhine, alkol sorununu çözmek için alkolü tamamen bıraktı ve Euwe ile 1937de oynadığı ikinci maçı bu sefer rahatça kazanarak ilk kez ikinci kez dünya şampiyonluğu ünvanını kazanan isim oldu. Ayrıca 1946'daki ölümüne kadar ünvanını koruduğu için dünya şampiyonu ünvanını taşırken vefat eden ilk şampiyondur. Bir sabah Portekiz'de bir otelde ölü bulunan Alekhine'in ölümü üzerine çeşitli iddialar bulunsa da ağırlık kazanan neden yuttuğu bir et parçasından dolayı boğulmasıdır.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Son Güncelleme: Çarşamba, 21 Ocak 2009 09:40 |